Çocuğa Oyuncak Toplama Alışkanlığı Nasıl Kazandırdım?

“Ela, odanı topla.” Bu cümleyi eskiden tek başına yeterli bir talimat sanıyordum. Benim kafamda çok açıktı: yerdeki oyuncaklar kutulara girecek, kitaplar yerine konacak, oda toparlanacaktı. Ela’nın gözünden bakınca ise karşısında onlarca parçalık, nereden başlayacağı belli olmayan bir iş vardı.

Ben tekrar ettikçe sesim yükseliyor, o yavaşlıyordu. Bazen ben dayanamayarak bütün oyuncakları topluyordum. Oda temizleniyordu ama ertesi gün aynı sahne geri geliyordu.

Sonra hedefi değiştirdim. Amacım odayı beş dakikada kusursuz hale getirmek değil, Ela’nın oyun bittikten sonra kendi eşyasını yerine koyma alışkanlığı kazanması oldu.

“Odayı topla” yerine tek görev

İlk değişiklik cümledeydi. “Her şeyi topla” demek yerine “önce yerdeki blokları kutusuna koyalım” demeye başladım. Bloklar bitince arabalar veya başka bir kategoriye geçtik.

Görev küçülünce başlangıç kavgası da azaldı. Çocuk için sonu görünen bir iş, bütün odayı toparlamaktan daha anlaşılır olabiliyor.

Eski yaklaşımım Değiştirdiğim şey
Belirsiz “odayı topla” Tek kategoriyle başlamak
Oyun biter bitmez emir Önceden haber vermek
Ben uzaktan söylerim İlk parçaları birlikte koymak
Her şey tek büyük kutuda Az sayıda anlaşılır kategori
Kusursuz oda beklentisi Yaşa uygun katkı beklentisi

Beş dakika önce haber vermek

Ela oyunun ortasındayken aniden “bitti, topla” dediğimde itiraz daha fazlaydı. Şimdi mümkün olduğunda beş dakika önceden haber veriyorum. Böylece oyun bir anda kesilmiyor; bitişe hazırlanıyor.

Bazen telefon zamanlayıcısı kullanıyoruz. Ama sayaç ceza aracı değil. Süre dolduğunda “yetiştiremedin” demek yerine toparlanmanın başladığını ve biteceğini görünür hale getiriyor.

Yaklaşık 200 TL’lik kutular mucize yaratmadı

O dönemde birkaç saklama kutusuna yaklaşık 200 TL harcadığımı hatırlıyorum. Bu güncel fiyat değil. İlk gün kutuları yerleştirince sorunun çözüldüğünü sandım.

Çözülmedi. Çünkü oyuncakların nereye gideceği Ela için hâlâ net değildi. Sonra kutulara basit resimli etiketler koyduk. Okumasa bile blok kutusunu, oyuncak hayvanları veya sanat malzemelerini ayırt edebiliyordu.

Asıl faydayı kutunun kendisi değil, karar sayısını azaltması sağladı.

Kutuları çocuğun erişebileceği yerde tutmak

Bir oyuncak kutusu çocuğun erişemeyeceği raftaysa “kendin topla” beklentisi pek gerçekçi değil. Günlük kullandığı oyuncakların yerini onun güvenli biçimde ulaşabileceği seviyede tutmaya çalışıyorum.

Ağır kutuları yüksek raflara koymuyor, devrilebilecek mobilyalar konusunda güvenliği önceliklendiriyorum. Mobilyaların sabitlenmesi gibi konular ürünün üretici talimatına ve evin koşullarına göre yetişkin işi.

Her oyuncağa ayrı kutu yapmadım

Düzen kurarken bir ara aşırıya kaçtım: yapbozlar ayrı, arabalar ayrı, küçük figürler ayrı, büyük figürler ayrı… Bu kez toplamak oyuncak sınıflandırma sınavına döndü.

Kategorileri azalttık. Bizim evde çocuğun birkaç saniyede karar verebileceği kadar basit olması daha iyi çalıştı.

İlk parçaları neden birlikte topluyoruz?

“Sen dağıttın, sen topla” cümlesi bana mantıklı geliyordu. Fakat alışkanlık öğretirken bazen başlangıcı birlikte yapmak daha etkili oldu. Ben iki parçayı alıp doğru kutuya koyuyorum, Ela devam ediyor.

Zamanla benim katkımı azaltıyorum. Ama tamamen onun yerine toplamıyorum. Amaç benim hızlıca odayı temizlemem değil, onun süreci öğrenmesi.

Ödül olarak oyuncak vermek istemedim

Her toplamada yeni bir eşya veya para verirsem günlük sorumluluğu sürekli ödüle bağlamaktan çekindim. Biz daha çok küçük bir kutlama kullanıyoruz: “Bitti!”, çak bir beşlik, bazen komik bir şampiyon ilanı.

Övgüyü de mümkün olduğunca davranışa bağlıyorum. “Sen dünyanın en düzenli çocuğusun” yerine “Blokları tek başına kutusuna koydun” demek neyi başardığını daha açık gösteriyor.

Her gün aynı performansı beklemiyorum

Yorgun olduğu gün, misafir geldiğinde veya uzun bir oyundan sonra toplama daha zor olabiliyor. Bu durumda kural tamamen yok olmuyor ama görevi küçültebiliyoruz.

“Bugün yalnız yerde yürümeyi engelleyen parçaları kaldıralım” dediğimiz günler var. Alışkanlığın devam etmesini, kusursuz sonuçtan daha önemli görüyorum.

Ben de tutarlı olmak zorundayım

Bir gün oyuncakların ortada kalmasına hiç ses etmeyip ertesi gün aniden çok sert davranırsam Ela’nın hangi kuralın geçerli olduğunu anlaması zorlaşıyor. Bu konuda çocuğa hayır derken tutarlı olmayı öğrenirken yaşadığım şeylerin aynısını gördüm.

CDC’nin ebeveynlik kaynakları da küçük çocuklarda açık, belirli ve tutarlı kuralların önemini vurguluyor. Elbette beklenti çocuğun yaşına ve gelişimine uygun olmalı.

Oyuncak azaltmak bazen toplamaktan daha etkili

Odadaki oyuncak sayısı arttıkça düzeni korumak zorlaşıyordu. Kullanılmayan, yaşına uygun olmayan veya artık ilgisini çekmeyen oyuncakları birlikte gözden geçirmeye başladık.

Bağışlanabilecek temiz ve uygun oyuncakları ayırıyoruz; kırık veya güvenli olmayan ürünleri yeniden oyun alanına koymuyoruz. Çocuğun sevdiği eşyaları habersizce ortadan kaldırmak yerine sürece onu da katmak bizde daha iyi çalıştı.

Küçük parçalar konusunda güvenlik

Evde daha küçük çocuklar bulunuyorsa küçük oyuncak parçaları boğulma riski oluşturabilir. Oyuncağın yaş uygunluğu ve üretici uyarıları dikkate alınmalı. Toplama kutusu kurmak güvenlik kontrolünün yerini tutmuyor.

Pilli oyuncaklarda pil bölmesinin güvenli olması, özellikle düğme pillerin çocukların erişemeyeceği şekilde tutulması ayrıca önemli.

Babada kaldığı günlerde aynı düzen

Ela’nın benimle kaldığı günlerde eşyaların sabit yerinin olması yalnız oyuncaklarda değil, kıyafet ve çanta konusunda da rahatlık sağlıyor. çocuğun babada kalacağı günler için kurduğum ev ve çanta düzeninde de aynı mantık var: çocuk geldiğinde her şeyin yerini yeniden keşfetmek zorunda kalmıyor.

Bizim beş dakikalık kapanış

  1. Oyun bitmeden birkaç dakika önce haber veriyorum.
  2. İlk toplanacak tek kategoriyi söylüyoruz.
  3. Gerekirse ilk birkaç parçayı birlikte kaldırıyoruz.
  4. Kutular dolunca veya görev bitince kısa bir kontrol yapıyoruz.
  5. Tehlikeli şekilde yerde kalan parça olmadığından emin oluyoruz.

Her oyuncak yerine milimetrik oturmak zorunda değil. Odanın yeniden kullanılabilir ve güvenli olması yeterli.

Şimdi oda hep düzenli mi?

Hayır. Bazen yerde yine oyuncak denizi oluyor. Fakat artık toplama konuşması çoğu zaman tartışmayla başlamıyor. Ela ne yapacağını daha iyi biliyor, ben de “bütün oda şimdi kusursuz olacak” beklentisiyle karşısına çıkmıyorum.

En büyük değişiklik kutular veya sayaç değildi. “Odayı topla” diye uzaktan seslenmek yerine, öğrenilebilir küçük bir rutin kurmamızdı.

Bir gün kendi kendine oyunu bitirip blokları kutuya koyduğunu gördüğümde ses etmedim. Sonra yanıma gelip “Bak, söylemeden topladım” dedi. Sanırım benim aradığım sonuç tam olarak buydu.

Ebeveynlikte yapı ve tutarlılık için kaynak: CDC – Rules and Structure. Öne çıkan görsel: Megan Watson / Unsplash.

Kaan
Yazar

Kaan

39 yaşında, kurumsal bir yazılım şirketinde proje yöneticisi ve bir kız babasıyım. Boşanma sonrası tek başıma yaşamaya başlayınca yemek, ev düzeni ve günlük hayatın pratiklerini deneme-yanılmayla yeniden öğrendim. Evde Erkek Var'da bu süreçte edindiğim gerçek deneyimleri, işe yarayan pratik çözümleri ve baba-kız yaşamından öğrendiklerimi paylaşıyorum.

Kaan'ın tüm yazıları